Ağız ve Diş Sağlığı

Hayatımız boyunca, birden fazla dişlenme geçirmemiz, toplumda süt dişlerinin önemsiz gibi algılanmasına neden olmaktadır. Aslında hayatımız boyunca ağzımızda bize hizmet verecek olan gerek süt gerekse sürekli dişler, anne karnında oluşmaya başlar, bebek dünyaya geldiğinde ise germ halinde alt ve üst çenede yerlerini almış sürmeye hazır halde beklerle.  Bu nedenle sağlıklı yapısal özellik taşıyan dişlerin oluşmasına katkıda bulunmak gebelikte başlayan bir süreçtir. Anne gerek hamileliğinde kendisi fluor tabletleri kullanarak, gerekse doğum sonrası bebeğe bu tabletleri uygulayarak sağlıklı diş gelişmesine katkı sağlayabilir, burada esas olan bu tabletlerin doktor tavsiyesi ile alınması gerektiğidir.

Bebek 6-8 aylık olduğunda ağızda ilk dişler sürmeye başlar. Bu dönemde bu dişlerin mekanik temizliği, beslenme vs. gibi alışkanlıklar önem kazanır. Annenin öğünler sonrası bebeğin mevcut dişlerini temiz bir bezle silmesi besin artıklarını uzaklaştırması, şekerli ve asit içerikli besinlerden çocuğu mümkün mertebe uzak tutması gerekir. Çocuk gerekli el becerisini kazanıncaya kadar ebeveynleri tarafından dişleri fırçalanmalı, diş fırçalama rutin bir alışkanlık haline getirilmeli. Anne ve baba çocuğun örnek modeli olduğundan, çocuğun taklit ve tekrar eğiliminden faydalanılmalı , onun karşısında ve onunla beraber diş fırçalanarak, özendirici ve öğretici olunmalıdır. Okul öncesi periyotta çocuğun diş hekimiyle tanışması psikolojik olarak oluşabilecek diş hekimi korkusunun önüne geçilmesi açısından önemlidir. Diş hekimi kontrolleri düzenli olmalı, gerekli tedavileri mutlaka yapılmalıdır. Yerleşik kanının aksine süt dişlerine her türlü tedavi başarıyla uygulanabilmekte ve böylece bu dişler asıl düşecekleri zamana kadar ağızda mevcudiyetlerini koruyabilmektedirler. Oysa tedavi edilmemiş ve gereğinden erken kaybedilmiş süt dişleri, yerlerine gelecek sürekli dişlerin erken yada geç sürmesine, yanlış pozisyonda sürerek kapanış ve pozisyon anomalilerine dolayısıyla ortodontik bozukluklara, çapraşık pozisyonlar sebebiyle bölgesel diş eti hastalıklarına ve  çürüklere sebep olurlar.

6 yaşından itibaren , alt ve üst ön süt dişleri yerlerini sürekli kesici dişlere bırakmaya hazırlanırken, ağızdaki mevcut süt dişlerinin hemen bitim noktasında arkadan, alt ve üst çenede sağ ve solda toplam 4 adet 1. Büyük azı dişleri (6.Yaş dişi) sürmeye başlar, bu dönem karışık dişlenme dönemidir.Bahsettiğimiz 6 yaş dişleri sürekli dişlerdir ve yerlerine yenisi gelmeyecektir, bu dişler çoğu zaman süt dişleri ile karıştırılmakta ve yenisi gelecek ümidiyle tedavileri ihmal edilmekte ve çekilmektedir. Bu genç   sürekli dişler, ilk sürdüklerinde ağızdaki mevcut asit ortamının değişiminden çok kolay etkilenmekte, pozisyonları gereği arkada konumlanmış oldukları içinde iyi temizlenememekte ve kolay çürümektedir. Bu noktada aile ve hekimin koordinasyonu çok önemlidir. Bu dişler sürdükten hemen sonra çürük oluşmadan muayenehane ortamında, çocukta hiçbir ağrı hissi oluşturmayan basit bir koruma tedavisi (fissür sealant) uygulanmalı ve böylelikle oluşabilecek çürük tehdidi ortadan kaldırılmalıdır. Bu belirli periyotlarda süren diğer azı dişlerinde  de uygulanmalıdır. Fissür örtücü  tedavisi; gerek maliyeti, gerekse çocuğun konforu açısından diğer diş tedavilerine göre her açıdan üstün bir seçenektir.
                                                                          
Hazırlayan                                                                              
DİŞ HEKİMİ ERMAN AŞÇI