8-A SINIFI ÖĞRENCİLERİMİZDEN MASİS ÖZNİGOLYAN, DARÜŞŞAFAKA OKULLARI’NIN DÜZENLEDİĞİ "9. AHMET RASİM YAŞIYOR KÖŞE YAZISI YAZMA YARIŞMASI" NDA MANSİYON ÖDÜLÜ ALMIŞTIR. ÖĞRENCİMİZİ TEBRİK EDER, BAŞARILARININ DEVAMINI DİLERİZ.

TİMSAH GÖZYAŞLARI İLE GÖNÜL AVLANMAZ
Ben bu dünyada her canlının eşit yaşam hakkı olduğuna inanırım. İnsanlığın gereği budur. Ancak ne yazık ki insanlar bu gerçeği unuttular. Kendilerini dünyanın sahibi zannetmeye başladıklarından beri her şeyi yapabileceklerini düşünüyorlar. Daha fazla para kazanma, daha fazla mal mülk, daha fazla gösteriş sahibi olma hırsları gözlerini kör etti. Dünya değişiyor, doğa ölüyor, tabi hayvanlar da.
Eski çağlarda insanlar beslenmek ve kendilerini korumak için hayvanları öldürüyorlardı. Zaman içinde insanların hayvanları öldürme nedenleri değişti. Horoz ve köpek dövüşü, boğa ve deve güreşi gibi anlamsız eğlenceler ortaya çıktı. Boğaların acı çekerek can vermesinden zevk alır konuma gelmişiz misal. Bazı ülkeler bu anlamsız ve canice oyuna festival diyorlar. Bir de buna para verip izliyorlar.
Hayvanları diğer zevklerimiz için de öldürüyoruz. Çok güzel bir çanta, şık bir mont, bilmem ne derisinden koltuk. Yaşamak için değil de zevk için derileri soyanlar diye bağırmadığımız için bunlar oluyor. Ekranlarda sık sık bilmem ne marka timsah derisi çanta reklamları görüyorum. Sosyal medyada kendini ölü hayvan derileriyle güzel ve yakışıklı gösteren simalara, şunu demek geliyor içimden gönlümüzü avlamak istiyorsanız giydiğiniz kürk değil o kürkün içindeki gerekli.
Her şeyi boş verdim Avcılık diye spor olur mu hiç? Geçen gün ülkemin güzide bir ilinde sporcunun(?) biri arkadaşını vurmuş. Meğerse ki ava çıkmış arkadaşını yaban domuzu sanmış. Neyse ki adam bu talihsiz olayı ufak tefek yaralarla atlatmış. Ama maalesef bize gülünç gelen bu avcılık hikayeleri o hayvanların canını acıtıyor. Sizden ricam bu anlamsız spora karar vermiş bir yetişkinseniz kendinizi vurmak istediğiniz hayvanın yerine koyun. Hoşunuza gitmeyeceğini düşünüyorum. Unutmayın ki ava giden avlanabilir. Siz en iyisi koşun, dağ yürüyüşü yapın. İlle de avlamak istiyorsanız gönül avlayın.
Hayvanları dolaylı yollardan da öldürüyoruz. Haberimiz bile olmuyor. Dünyanın diğer ucunda bizim açgözlülüğümüz yüzünden ölen hayvanları düşünün. Misal savaşlarda kullanılan kimyasal silahlar insanlara olduğu kadar hayvanlara da zarar verdi, veriyor. İnsanlar daha çok ürün almak için tarım ilaçları kullandılar ama bunun hayvanlara ne kadar zarar verdiğini düşünmediler. Daha çok bina yapmak için çıkartılan orman yangınları bitki örtüsüne olduğu kadar hayvanlara da zarar verdi.
İnsanlar teknolojiyi gelişme sandılar. Daha çok fabrika, daha çok otomobil kullanımı, sayıları gittikçe artan gökdelenler, elektrik santralleri, nükleer santraller, cep telefonu baz istasyonları dünyanın hızla bozulmasına sebep oldu. Küresel ısınma arttı, ısınan sular denizlerdeki türleri kutuplara göç etmeye zorladı. Yapılan bir araştırmaya göre yeryüzünün ısısı 1-2 santigrat derece artarsa hayvan türlerinin üçte birinin yaşam alanını değiştirecek ya da nesillerini tükenecek. Uzmanlar, yaşamak için buza ihtiyaç duyan kutup ayılarının 2050’de yalnızca hayvanat bahçesinde kalacağı uyarısı yapıyor. Bunu ciddiye alalım!
Tüm bu olumsuz tabloya rağmen ben hâlâ yapabilecek bir şeyler olduğuna inanıyorum. Doğal kaynaklarımızı tasarruflu kullanmak, teknoloji kullanımını kısıtlamak, organik tarıma yönelmek çözüm olabilir. Tabi daha az beton, daha fazla yeşil alan olması gerekir. Ayrıca yapmacık olmayan duyarlılık çok önemli. Sadece sözle değil yaşamımızın tüm alanlarında sahiden duyarlı olabilirsek bir şeyler yapabiliriz diye düşünüyorum. Şunu unutmamak gerekir gelecek, insanların timsah gözyaşları ile değil gerçek duyarlılığıyla şekillenecek.
Masis ÖZNİGOLYAN
 
Not: Bu yazı Daruşşafaka Okulları’nın düzenlediği “9. Ahmet Rasim Yaşıyor Köşe Yazısı Yazma Yarışması”nda 39 eser arasında ilk 6 ya girerek mansiyon ödülü almıştır.